Asagida alti adet kelimenin sozluk karsiliklarini acikca yaziyor ve gercekten ihtiyaci olan herkese ithaf ediyorum. (ihtiyaci olanin bunun farkinda olmadiginin farkinda olmama karsin, baska ne yapabilecegimi de bilemiyorum) Umuyorum bu sektorde hizmet veren ajnslar basta olmak uzere tum kurum yonetenleri aslinda neye (kime) ihtiyaclari oldugunu ve ne is yapmakta olduklarini, is arayanlarsa ne (kim) olduklarini tanimlayabilsinler.
Grafik : oz turkcesi cizgedir. bir mesaj ileten icinde yazi olan ve baskiyla cogaltilabilen butun tasarimlara denir...kitap kapagindan, ambalaja, dergilerden trafik isaretlerine...logolar amblemler vs... sozcugun latince kokeni "graph" yani "yazi"dir. mesleki olarak bilgiyi aktarmak uzere tasarlanan isaret (ki bu tasarimin estetik, islevsel yonunun dikkate alindigi noktadadir) gunumuzde cogaltilabilir olusu da niteliklerinden birini olusturur.
Grafiker : Ozet olarak bu kavram arizasinin temeli Turkiye’de rahmetli olmus ilk grafik tasarimcilar olan amcalarin "grafiker" diye bir unvani kendilerine takmalarina kadar dayanir. Dunyada literaturde "grafiker" diye bir meslek yoktur "grafik tasarimci" diye vardir ve Turkiye’de "grafiker" kavrami, zaman icinde yeteneksiz grafik tasarimci veya alayli grafik tasarimcilar icin kullanilir olmus ve gitgide kendi kendine fiyat dusuren ve yeteneksizlesen neredeyse ise yaramaz bir paye halini almistir. Durumun boyle olmasina eski dinozor amcalar kadar (onlar ne bilsinler durumun bu hale varacagini, grafiker deyip gecmisler) gercekten yetersiz egitimli universite bolumlerinden mezun olan yeteneksiz grafik tasarimci adaylari ve ucuza eleman kapatma derdinde olan 3. sinif "below the line" calisan ajans patronlarinin da katkisi olmustur. Hal boyle olunca da herkes kendine grafiker demeye baslamis ve bu "grafiker" unvanli adamlar hic bi halta yaramadigi icin ortaya "tasarimci grafiker" diye eblek ve mutant bir title cikmistir.
Tasarim : bir urunun kullanilma amacina uygun bicimde zihinde sekillendirmesi ve ardindan projelendirilerek bir modelinin hazirlanmasi, belirlenmis kriterlere gore bir sekillendirme, olculendirme ve malzemesini secme surecinin genel adi. Ayrica, bilincli bir sekilde, ozgun-yaratici olma kaygilari ile icine girilen, probleme yonelik cozum yaratma sureci...
Tasarimci : Tasarim surecleri konusunda bilgi ve beceriye sahip, bilgi ve becerisini ozgun ve ozgur yaratim gucuyle birlestirerek tasarim fiilini yerine getirebilen kisi
İletisim: bilgi, tutum ve dusuncelerin ortak semboller sistemi araciligiyla, kisiler arasinda degis tokus edildigi bir surectir. iletisim psikolojide karsilikli iletmek anlamina gelir. iletisimin var oabilmesi icin kaynak, hedef, mesaj, model gibi temel sartlar gereklidir.
Reklam : belirli bir urunu, fikri ya da kisiyi; promote etmek (tanitmak denebilir belki turkce olarak) amaciyla; medyadan yer ve/veya zaman satin alinarak sponsoru belli, ikna edici iletisim bicimidir. ticari reklam, sosyal reklam, siyasal reklam gibi cesitleri vardir.
sponsorun (soyleyenin) belli olmasi, yer ve zaman satin alinarak yapilmasi, belirli yasal zorunluluklarla sinirlandirilmis olmasi onemlidir.
Tasarimda sanatcinin yeri ve sanatin basladigi yer...
Oncelikle tasarimci olarak iletisimdeki yerimizi belirlemeliyiz. Normal sartlarda bu yer, sektor icerisinde, akademik ortamlarda, Aile icinde veya toplumsal alanlardaki herhangi bir konum olabilir. Fakat tasarimci olmak amaciyla yasantiniza yeni bir yon cizmek istiyorsaniz, iletisimin tasarlanabilir bir etkinlik oldugunu kavramissaniz, bu yer artik herhangi bir yer degildir.
Tasarimcisinin iletisimdeki yeri..!
Aslinda insan olarak butun isimiz gercegi aramak. Fakat degerlendirebilmek icin yeterli veriye sahip olmadigimiz icin bu arayisi cok sik araliklarla yapma cabasindan uzak dururuz. Cunku bu caba dusunmek demektir. Siradan insanlar olarak daha kisa bir yol olan baskasindan dinlemeyi ve ogrenmeyi tercih ederiz. Bu istek bin yillar boyunca, bicimlenmis ve karsimiza cesitli formlarda cikmistir. Gunumuze dek ayakta kalarak durabilen en carpici iki bicim din ve bilimdir.
İman ederek gercegin bize sunulan ilahi aciklamalarini kabul eder ve gereklerini yaparak bu gercegi yasantimiza sokariz. Bilime inanarak da gercegi arama yolunda hem dinin degismez kurallarinin baskisini azaltir, hem de bilimsel yontemlerle aciklanan carpiciligin verdigi korkuyu, dogal davranmaya egilimli icgudusel tavrimizi tatmin ederiz.
Bu tatmin icin bilimin veya bir bilgi alaninin temelini olusturan ilkeler butunune yani felsefeye kucak acariz.
Dindeki kabullenme ve bu kabullenmenin bagimliligiyla hep gizli tuttugumuz ne, neden, nasil gibi sorular felsefe ile kisisel yargilamalara izin verir. Daha sonra bu izinler tekrar din ile bagdastirilir. Ve birbirlerini etkileyerek uzar gider.
İletisim ve tasarimcisinin bu kadar genis zamani yoktur. İleti, algilama hatalarinin en az oldugu formlar ve ortamlarda tasarlanmis olarak sunulmalidir. Bu nedenle din ve felsefeden uzak durarak anlatimlarimizi surdurmeliyiz.










--
Faik Design 2009:[link]
<<Tasarım Zeki İnsanların İşidir...>>
--
all that we see or seem is but a dream within a dream...
Benim galerim[link]
--
Faik Design 2009:[link]
<<Tasarım Zeki İnsanların İşidir...>>
--
"We fight because we like it." -- Art Buck
--
Jiwaku Tergulai Lembut
Bandung ke Jakarta, Tubuhku Bermetamorfosa <
--
all that we see or seem is but a dream within a dream...
--
My Graphic Designs Account~Truecleo2
--
all that we see or seem is but a dream within a dream...
Previous Page123Next Page